Aşk Acısı Çekerken Dinlenmemesi Gereken 8 Şarkı

‘İyileşiyorum ya’ diyordunuz. Arkadaşlarla güzel bir gün/akşam geçirildi, yenildi içildi, sonra biraz daha içildi, içmelere doyulamadı. Nereden estiyse aklınıza –İsviçreli bilim adamları hala bu konu üzerinde çalışıyor- ‘’O’’ geldi. Anılar 2384. kez anlatıldı, stalklar yapıldı, son mesajlaşmalar tekrar okundu, fotoğraflar görüldü, playlistler hazırlandı: Aşk Acısı!

 

İşte melankolinize serum bağlayacak, ‘yhaa beniğm şarkığm bğu yeaağ’ diye böğürmenize sebep olacak o 8 şarkı.

 

1) TARKAN – BENİ ANLAMA

 

Tarafımca dünyanın en underrated şarkısı olan bu özlediğimiz Tarkan eseri,  sanılanın aksine bir kadın tarafından yazılmıştır. Yaylıların ve brassların anlatımı kayganlaştırması, Tarkan’ın jübile yapıyormuşcasına itina ile okuması, senfonik tarzda düzenlenen eserin damakta muhteşem bi soundtrack tadı bırakması, (Ellerinden öpüyoruz Ozan Çolakoğlu, her yerinden öpüyoruz Ozan Çolakoğlu)  ve illa ki ‘…aşk incelik ister canım, hoyrat olma…’’ naifliğindeki yakarışları…

150 promilin üstündekilerin dinlemesi tavsiye olunmaz. 🙂


2) KALBEN – SADECE

 

Sofar’daki bu dinletiden sonra her ne kadar albümün çöplük kıvamında olduğunu düşünsek de Kalben’e ve yumusaşacık kalbine saygımız sevgimiz sonsuz. O yüzden video klibini değil, bu linki vermeyi uygun bulduk.

Biliyoruz, O’ndan ne yatak, ne oda, ne de ev istediniz. Sadece sevsin istediniz. Biliyoruz, biz de oradaydık.

Şimdi  uslu bi çocuk olun ve ex’inize mesaj atmadan içinize içinize ağlayın.


3) FATİH ERKOÇ – KÖR KUYULAR

 

 

Fatih Erkoç’un yumuşacık sesi sizi uçurur, yeryüzüne yabancılaştırır, bulutlara sarmalar, sonra aynı hızla alır çarpar yere. ‘Olmuyor, sensiz yapamıyorum, bi ses ver’ demenin en yalın halidir. Kör kuyularda kalmak tam da böyle bi his olsa gerek. (Ümit Yaşar Oğuzcan’a rahmetler yağsın.)

Güfte yine yaralı bi kadına ait. Çok iddialı olduğunu savunamayacağım evet, ama besteye laf söyleyenin hep beraber alnını karışlarız bence.  Hatta bir araya gelmişken ‘ellerin uzanmıyooooor ellerimeeeee’ diye birbirimize sarılıp ağlamak da günlüğümüzün servislerine dahildir.


 

 

4) SERTAB ERENER – YARA

 

Öncelikle bu bi olay/hikaye şarkısı değil, bi durum haykırışı. Öyle ‘bıraktın gittin, başkaları aldı, ben nidem şimdi oyy’ tarzı bi şey arıyorsanız yanlış şarkıdasınız, biraz daha yüzeye yaklaşın. Zira biz diplerdeyiz, boy veremiyoruz.

Tüm olamamışların ruhuna Fatiha okutturan bu eser sizi yeterince saramadıysa eğer, bi de şunu dinleyin sevgili günlük: Sözler Küçük İskender’e, müzik Atilla Özdemiroğlu’na, düzenleme Demir Demirkan’a ait. Perdesiz bas ve vokalde ise gönül adamı Levent Yüksel var.

‘Yok ya, güzel şarkı ama hala bi damla gözyaşı yok bende’ mi diyorsunuz? Gidin ötede oynayın, adamı hasta etmeyin. Ruhsuzlar çetesi sizi.


 

5) SEZEN AKSU – SENİ KİMLER ALDI

 

Sizden başkasına dokunması tahayyül ötesiydi değil mi? Olamazdı, imkansızdı. O’nu sizden başkası bu kadar sevemezdi, kimse O’nu kendinden iyi bilemezdi. Tahmin edin ne oldu?

İşbu listeye Sezen Aksu’yu almazsak suratımıza tükürseniz hakkınızdı günlük. Lakin ne mümkün;  Sezen’de hepimize boy boy, renk renk, kumaş kumaş aşk ağıtı var.

Sevdiğiniz başkasının olmuşsa ve siz buna şahit olmuşsanız –sosyal medyanın köküne kibrit suyu-  lütfen bu şarkıyı es geçiniz. En azından sözleriyle empati kurmayınız. ‘Deli gözlerin gelir aklıma; gülüşün, öpüşün, iç çekişin gelir’ derken hık diye gidersiniz ekran karşısında valla. Sonra otopsi raporunuzda tanı olarak ‘’takotsubo kardiyomyopatisi*’’ yazar, mesuliyet kabul etmeyiz ve sizi tanımayız. Ama bi duamızı okuruz arkanızdan, o kadar da değil.

*Erinmeyiniz ve Google’a başvurunuz. Her şeyi bizden beklemeyiniz.


6) YUSUF TAŞKIN – AĞLA SEVDAM


Yusuf Taşkın – Ağla Sevdam (Ağır Roman) paylaşan: onur5566

 

AĞIRLAR BURADA MI AĞIRLAAAR??

(Uyarı: ciddi arabesk içerir)

‘Hö?’ dediğinizi duyar gibiyim günlük. Lakin eseri bilmiyorsanız, hele hele Ağır Roman’ı henüz izlemediyseniz, lütfen önyargılı olmayınız.

Ciddi ağırdır parça, herkes kaldıramaz. Kendinizi binanın tepesinde, elinizde köpeköldürenle, bir ayağınız boşlukta sallanırken bulabilirsiniz. Soundtrack, velev ki filme oturmalı ve ruhunu yansıtmalıdır;  burada gördüğümüz/dinlediğimiz işbirliği bu olgunun çok ötesindedir. Daha sonra kullanıldığı her film ve dizide de son darbeyi vurmuştur. (Duvara Karşı, Poyraz Karayel)

Nette tarama yaparken karşıma çıkan bi kaç cümle, sanırım hislerimi en doğru şekilde tercüme etti:

‘’Sonu güle oynaya biten cicili bicili yapmacık sms ilişkilerinin değil, sevişmeden önce rus ruleti oynayan arızalı aşıkların şarkısı. Şehrin intihar vakitlerine Aysel Gürel imzasıyla vurulan damga.’’

Aysel Ablamız, kör paslı bi bıçağı ciğerimize ciğerimize sokmuş yine. Üstüne Atilla Özdemiroğlu tuz basmış yaramız onulmasın diye. Son toprağı da Yusuf Taşkın atmış sağolsun.

Ayrılık sonrası dinlemeyin arkadaşlar. Bakın bu şarkıyı yazarken pek cıvımadım. Ne kadar ciddiyim, hesap edin.


7) SILA – KORKMA

‘’Eğer bizsek o, bi gün yine buluşacağız, korkma…’’

Gidemeyenlerin, kalamayanların şarkısı.  Kırık bi umut taşıyor, bi yanı soğuk, bi yanı ılık.

Hani her şeyi yaparsınız, gene olmaz ya… Neden olmadığını bulamazsınız, biçarelikten helak olursunuz. Seve seve, kuyruğu kıstırıp ayırırsınız yolları. Ama gözünüzün değdiği her yerde onu arasınız, her sevişte ondan izler taşırsınız, her demde ona şarkılar yollarsınız sessizce.

Umut iyidir, fakirin ekmeğidir. Umudunuzu kaybetmeyin. Bi gün yine buluşamasanız da, sevdiğiniz haliyle kalbinizde ikametine izin verin.


8) FERİDUN DÜZAĞAÇ – BENİ BIRAKMA

 

 


‘’Kimse kimsenin her şeyi olamazmış’’

Yine bi umut şarkısı. Bi yandan da ürkek ama; beklenen ‘masal günü’ gelene kadar –çok da zorlamadan- söz verilmesini ister gibi. Tam Feridun Düzağaç sakinliğinde, kabullenmişliğinde.

Benzer bi hikayenin tam ortasından geçmişseniz, sizin kaleminizden akmış gibi hissettirecektir. Yoksa, çok fevkaladenin fevkinde bi eser değil vokaliyle yahut düzenlemesiyle. Şimdi de ‘o zaman niye listeye aldın, ne güzel damar şarkılar vardı kelek’ dediğinizi duyar gibiyim. Zaten ben bu aralar hep duyar gibiyim günlük, hayırlısı.

Uyandırayım; listeyi hazırlarken şahsi kanaatlerimizden sıyrılabilseydik eğer… Yok yok, o cümlenin devamı yok, tabii ki sıyrılamıyoruz.


BONUS:

 

 

Fazla söze ne hacet, bu da –müsaadenizle- benim kabuğu taze yaramdır. Ne yapsaydım, Facebook duvarımda giderli şarkılar mı paylaşsaydım?! (tabii ki paylaştım, büyütecek bi şey yok, bu utanç hepimizin) Kadehlerinizi önce Sadri Baba’nın, sonra benim ruhum için masaya vurun.  Şerefe!


 

Yazar: Yağmur EKİN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir